9 Nisan 2020 Perşembe


HAYAT MI BU

Broadway'imle set boyundan geçerken gördüm onları. Bir grup aylak adam pazarcı
 sandıklarının üstüne çeçil peyniri ve elma koymuşlardı. Belli ki şarap da yakında bir yerdeydi. Küçükken babam her oradan geçtiğimizde söylenirdi bu adamlara. "Hayat mı bu yaşadıkları" derdi.  "Bütün gün boş boş serserilik." Onlar yeşilliğe uzanmış şaraplarını içerlerken babam 12 saatlik mesaisine yetişmek için koşturur, gecenin köründe eve gelir yemek bile yiyemeden yatar uyurdu

Geçen Eylül ayında tanıdık bir sima gördüm o ekibin arasında. Okuduğum ilköğretim okulunun önünde at arabaları olurdu. Talaş taşıma işleri, ufak tefek çekyat, dolap vs bişey çıkarsa üç beş kuruş rızıklanırlardı. Müzmin bir meraklı olarak at arabası kullanmayı öğretsinler de, bir iki tur atayım diye etraflarında dolanırdım

Onu görünce sürdüm Broadway'imi kenarındaki yeşilliklere. Yanlarına varmadan önce iki paket hindi füme, 1,5lt kırmızı adi bir şarap aldım. Ortamcılara doğru yürürken abartılı bir şiveyle bağırdım; Agacığım!". "Afiyet olsun. İspirtoya ekmek doğrayalım be bu kesmeycek galiba sizi." Göbeğini oynata oynata güldü. Yaşlanmış, çökmüş. Yaklaştıkça daha net göründü çökük yüzü ama gülüş aynı... "Ooo sen şimdi Gül Ali işi yaptın bize bee" dedi. Mahallenin eski efsanelerinden, römorklu düğünlerin fenomen şarkıcısıydı Gül Ali. Yazın hafta sonları düğünlerden ciddi para toplar. Hafta içi dere kenarında kuru sulu ne varsa takılırlar, ispirtoya ekmek doğramaya kadar hikayeleri anlatılırdı. Uyuşturucudan öldü 40 lı yaşlarının başında 

Karşılıklı gülüştük, hoşbeş ettik. "Nasıl abi hayat" dedim. "Şükür be Ramadan'ım" dedi. Benim ortanca çocuğu evlendirdik 3 sene oldu. Evin üst katını yaptık onlara. Taseronda çöpe girdi. Arabasını aldı, eşyasını düzdü. Ben de emekliliği ödedim günüm tamamdı zaten benim. Yengenle iki yaşlı torun büyütüyoruz işte." Dedi

Dinledikçe samimi bir gülme hissi kapladı içimi. Babama söylemeyecektim tabi ama şunları düşündüm içimde. Babamın oğlu işsiz, babamın oğlu evlenmedi, babamın torunu yok, ev eşya desen hak getire. Babam dere kenarında, yeşilliğe yayılıp birgünden birgüne kafası güzel olmamış. Eee babacığım "bizimki de yaşamak mı be

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder